Reyhan Çorum

Tarih: 22.01.2026 01:21

HAYAT MARŞ’A SON VEDA

Facebook Twitter Linked-in

HAYAT MARŞ’A SON VEDA

“İnsanlarla bağ kurmak, deklanşöre basmaktan daha önemlidir.”
– Alfred Eisenstaedt

Eski Gemlik fotoğraflarının arkasını çevirip baktığınızda “Foto Marş” mührünü görürsünüz. Marş ailesi; Gemlik’i ve Gemlik insanını ölümsüzleştiren, yardımseverlikleri, insan ilişkileri, dernek, tiyatro ve sosyal faaliyetleri ile derin izler bıraktılar. 

Bu aile insanlarla öyle bir bağ kurmuştu ki; anne ve babalarının kayıplarından sonra, ailenin geride kalan fertleri İstanbul’a yerleşme kararı almasına rağmen, Gemlik ile bağlarını hiç koparmadılar ve bugün o çekirdek ailenin son ferdini de yine o çok sevdiği Gemlik’te, sevenleri ve sevdikleri ile Gemlik Mezarlığı’na uğurlayacağız.

Güle güle sevgili Hayat ablamız. Seni hiç unutmayacağız!

Hep derdin ya, “Gemlik’e, herkese selam söyle” diye. Sen de sevdiklerimize selam söyle. Mekânın cennet olsun.

Süleyman Marş; İskodra'da 1896 yılında doğdu. Babasının adı İbrahim, annesinin adı Gülsüm'dür. 11 yaşlarındayken İstanbul Beşiktaş'a göç ederler. Süleyman, okuma hevesli olduğu için, ailesinin muhalefetine rağmen Öğretmen Okulu’nu bitirir. Genç yaşta Çanakkale savaşına katılır. Daha sonra 1.Dünya savaşına katılıp katılmadığı, katıldıysa nerede savaştığı belli değildir. Yalnızca kızlarına “7 yıl savaştım” dediği olurmuş. İsmet İnönü ile ilk tanışması da yine bu savaş esnasında olmuş. Savaşlardan geriye İstiklal madalyaları ve bir de Çanakkale’de tuttuğu günlük, Hayat Hanım’ın itina ile sakladığı hatıratları arasındadır.

İnönü Gemlik’e geldiğinde; halkevinde bir konuşma yapmış. Konuşmadan sonra bir hatıra fotoğrafı çektirilmek istenmiş. Süleyman Marş çekimi yaparken İnönü bunu görmüş:

"Sen İnönü savaşı sırasındaki kâtip değil misin?" Diye sormuş. 

O da: "Evet Paşam, sizin yanınızda idim" diye cevap vermiş.

Süleyman Marş İnönü ile geçen bir hatırasını şöyle anlatır.

"Şehit olan Erzincanlı askerin koynundan bir çeyrek altın çıktı. O altını şehit askerin mirasçılarına verilmek üzere şubesine gönderdim. Bir süre sonra mirasçıların bulunamaması üzerine geri geldi. Bu kez İsmet Paşa'nın talimatı ile hazineye irat edilmek üzere altını Ankara'ya Mal Müdürlüğü’ne gönderdim. Gönderir iken de olaydan duygulanarak ağladım. Bunu paşa gördü. Belki de beni onun için unutamadı.

Süleyman Marş askerden döndükten sonra kısa bir süre fotoğrafçılıkla uğraşır. 

Annem Seniha: Annemin babası Sultan Reşat'a Kur-an öğretmiş. Hem güreşçi hem de yüzücüymüş. Sultan Reşat altınla ödüllendirirmiş. Keselerin içinde Reşat altınları vardı. Biz dedemize gittiğimizde keselerle oyun oynardık.

Babam o dönem Beşiktaş’ta yaşayan annem Seniha’yla evleniyor. Okuma ve vatana hizmetlerine devam etme sevdasıyla Bursa Öğretmen Okulu’na gidiyor ve eğitimini tamamlayarak öğretmen oluyor. İlk tayin yeri Bursa Harmancık (1928). Harmancık’ta ablam Nebahat 1929 yılında doğuyor. Babam çok başarılı olduğu için Harmancık’tan Orhaneli’ne tayin oluyor. Orada da ablam Nezahat 1931 senesinde doğuyor. Daha sonra da benim doğum yerim olan Orhangazi’ye tayin oluyor.

Orhangazi’de ablalarım ilkokula başlıyorlar, öğretmenleri babam. 5.sınıfa kadar babam onları okutuyor ve mezun ediyor. Nebahat ablamın ortaokul sırasının gelmesi ve Orhangazi’de ortaokul olmaması nedeniyle Gemlik Ortaokulu’na yazdırılıyor. (1941) Ben, ablalarım ve annem Gemlik’e taşınıyoruz. Gemlik’te ilk Balıkpazarı'nda Rumlardan kalan eski bir ahşap evde oturduk.

Babam, yeni yetişirken fotoğrafa olan ilgisi onu fotoğraf makinelerine ve fotoğraf çekmeye itmiş. Beyoğlu'ndaki bir fotoğrafçıdan mesleği öğrenmek istemiş. Ve öğrendiklerini biz kızlarına ve annemize de öğretti.

Balıkpazarı'ndaki evde otururken; bir tek öğretmen maaşıyla hem Gemlik hem Orhangazi'de iki ev geçindirmek zor olduğu için, babam Gemlik’te bir fotoğrafçı dükkânı açmayı düşünmüş ve annemin üzerine açmış. Annem, 1944 yılı Gemlik Ticaret Odası’na kayıtlı ilk kadın esnaflardan biridir artık.

İlk dükkanımız Çeşme Sokak’ta, Ahmet Çorum’a (Daha sonra babamın manifatura dükkânı olan yer) aitti. Bu dükkân kiralanmış ve “Seniha Marş” Fotoğrafçı tabelasıyla asılmış.

Dedenin, yani bizim dükkanımızın içinde kuyu, arkada bahçesi vardı. (Çarşı dükkanları yapılmadan önce, Kilise'nin dilek kuyusu olabilir. Umurbey Otel yapıldığında otelin altında sürekli akan su vardı.) 

Daha sonra Dişçi Nuri Bey'in altında süthanenin karşısında Salih Usta'nın oraya taşındık.

Atiye Hanım öğretmenimdi. Babam felsefeye çok önem verir bizlere de öğretmeye çalışırdı. Bilmeyince de kızardı. Akrabalarımız hep okudu, biz hep çalıştık. Nebahat ablam her şeyi çok iyi bilirdi. Rafet Hanım'ın öğrencisiymiş. Rafet Hanım ile çok iyi görüşürdük. ‘Kim beş yüz milyar ister’ yarışması var. Rafet Hanım, "Ben şimdi gireceğim bu yarışmaya, din sorusu gelirse Berrin'i, aktüalite gelirse Hayat'ı, tarih gelirse Nebi'yi (Nebahat) joker olarak ararım" derdi.

Nezahat ablam Gemlik'in en güzel kızlarındandı. Terzi Selim'in mankeniydi. Nezahat'ın nikah şahidi Okul Müdürü Halim Bey amcaydı.

Gemlik halkı 40’lı yıllarda bir kadının fotoğrafçı dükkânı açmasını büyük bir beğeniyle karşıladı, hiç yadırgamadı. Çevre esnaftan ve komşulardan büyük destek görüldü.

Babamın öğretmenliği: Babam Orhangazi Gemlik arası gidip gelmekteydi. Hatta komşumuz dava vekili Ali Kadri Bey; Orhangazi'de davası oldukça fayton tutar, gelip giderken babamı da taşırdı. Bu gelip gitmeler aileyi zorladığı için, babam o dönemki Cumhurbaşkanı ve silah arkadaşı İsmet İnönü’den Gemlik’e tayinini istemiş ve bu tayin gerçekleşmiş. İlk tayini, daha sonra büyük yeğenim Ferahi’nin de mezun olacağı okul olan Balıkpazarı’ndaki Şehit Cemal İlkokulu’na çıkmıştı. İlk tayininde 4. ve 5. sınıfları aynı anda okutmuş, onları mezun ettikten sonra da emekliye ayrılmış. Orhangazi’den ve Gemlik’ten çokça öğrencilere İngilizce de öğreterek, üniversite okumaları için cesaretlendirmiş, temsiller yaptırmış. Hepsi daha sonra değerli mesleklere sahip oldular. Hayatta olanlarla hala görüşüyoruz. Zebercet Coşkun öğrencilerinden biriydi.

Babam Gemlik'te görevini tamamlayarak emekli oldu. Burada ikinci taşındığımız dükkân müteahhite gidince, muhtarın aynı sokaktaki dükkanında geçici bir süre çalıştıktan sonra, hemen arka sokak olan Semerciler Yokuşu’nda bir dükkân kiraladık ve uzun seneler meslekten ayrılana kadar orada fotoğrafçılık yaptık.

Gemlik ile ilgili birçok fotoğraf bizim objektifimizden çıkmıştır.

Süleyman Marş 1970 yılında vefat etti. Mesleği Hayat, Nebahat, Sabahat isimli üç kızı tarafından devam ettirildi. Artık emekli olma zamanı geldi diye karar verdiklerinde iş yerlerini fotoğraflar, makineler ile birlikte Cahit Şeker’e devrediyorlar.

Hayat Marş; Yardım Sevenler Derneği kurucularından, Verem Savaş Derneği, Gemlik Lisesi Tiyatro Grubu, sosyal faaliyetler ve en önemlisi de Atatürk aşkı ile geçen bir ömür.

04.12.2021 yılında İstanbul’da Sevgi(rahmetli) ve Bengi Çorum ile ziyaretine gittiğimizde bana uzun uzun Gemlik anılarını anlatan Hayat teyzemiz, 20 Ocak 2026’da hayata gözlerini yumdu. 

Gemlik Haber Gazetesi’ne ve Gemlik Haber Gazetesi okuyucularına merhaba derken, yazıdan kısa bir özetle Marş ailesini anmak istedim.

Sn. Serhat Seferoğlu’na ve tüm gazeteye emeği geçenlere, Gemlik gazete okurlarına hayırlı olsun dileklerimle…

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —