Cemal Kırgız

Tarih: 24.01.2026 01:23

GEMLİK’İN CİUS AVM İLE İMTİHANI…

Facebook Twitter Linked-in

GEMLİK’İN CİUS AVM İLE İMTİHANI…
  Nihai karar çıktı.
  Gemlik Meydanında (Ahmet Dural Meydanı) ‘Atıl’ ve ‘Ucube’ biçimde duran, estetik mimariden yoksun, yapılmış olsun diye yapılmış, devasa kütlenin kaderi şimdilik belli oldu. CİUS AVM’nin kente yeniden kazandırılmasına yönelik önemli bir adım atıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Gemlik Belediyesi arasında, CİUS AVM’ nin gençlik, kültür, sanat, kütüphane ve spor alanlarını kapsayan çok amaçlı merkez olarak değerlendirilmesine yönelik iş birliği protokolünün yapılması kabul edildi.
  CİUS AVM, dönemin belediye başkanı Mehmet Turgut zamanında, şimdiki Gemlik Belediyesi’nin olduğu sosyal yaşam merkezi ile birlikte aynı anda kente kazandırılmıştı. Mehmet Turgut döneminde yapıldı. Açılışı Fatih Mehmet Güler’e nasip oldu. Dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı merhum Deniz Baykal Gemlik’e geldi ve bu iki açılışı birden gerçekleştirdi. 
 CİUS AVM’ye dönersek… 
  Dönemin Belediye Meclis toplantılarında yaşanan tartışmaları hatırlıyorum. Nezih Dimili döneminde yapılan ve ‘Beyaz Saray’ diye nitelendirilen eski Belediye Binasının yıkımı gündeme gelmişti. Aynı anda depremde zarar gören Çarşı Camii için de yıkım kararı alınmıştı. Belediye binasının tahliyesi ve yıkımı gündeme gelince, alt katındaki belediye esnaflarına da yer aranıyordu. Eski Belediye binası yerine yeni camii yapımı için karar alınırken, meydana da AVM yapılması tartışmaların merkezindeydi. Dönemin MHP’li Belediye Meclis Üyesi Osman Doğan’ın hazırladığı AVM projesi hem görsel, hem estetik mimari açısından en güzel proje olmasına rağmen dikkate alınmamıştı. Osman Doğan’ın AVM projesi, Bursa’yı bilenler açısından daha iyi anlaşılsın diye anlatıyorum, Koza Han’ın olduğu çarşı bölgesi projesine yakın, Gemlik Meydanını görsel açıdan da rahatlatacak, yeşili de koruyacak bir projeydi. Tarihi Ulu Camii’nin yanında, Orhangazi Parkı Bölgesi ile Kadim Bursa Büyükşehir eski ve tarihi binası arasında yer alan Koza Han’ı hayal edin. Üstte çarşı ve dükkânlar, alt katta çay bahçeleri ve dinlenme yerleri… Gemlik’in coğrafi konumu açısından da çay bahçeleri bahçeli ve meydanı tamamen görebilecek şekilde ferah bir kompozisyonla projelendirilmişti. Üst katlarda da, alışveriş merkezleri, eğlence merkezleri, restoranlar, kafeteryalar bulunacaktı. 
  İnat ettiler, Osman Doğan’ın projesine onay vermediler. Bunun yerine, dikdörtgen, ucube kütleyi meydanın göbeğine kondurdular.
  Dönemin CHP Genel Başkanı merhum Deniz Baykal’ın açılışını yaptığı CİUS AVM ilk dönemlerinde, biraz da meraktan olsa gerek ilgi görüyordu. Mehmet Fatih Güler’in siyasi ömrü, CİUS AVM’nin gelecekteki kaderine şekil verme açısından yetmedi. O dönemde, bir iki kez en üst kattaki kafeteryalara oturduğumu hatırlıyorum. Bir iki kez de Serhat Seferoğlu ile kaçıp, oradaki bir kafeteryada bira içmişliğimiz vardı. Kızım Ceyna’yı da bir kez hamburger, bir kez de kebap yemek için götürmüştüm. 
  Sonra ilgi azaldı. Bir banka şubesi ve birkaç alışveriş mağazası dışında ilgi görmüyordu. Ak Parti Hükümeti 1 Mayıs tarihlerini yeniden tatil yapma kararı almıştı. 1 Mayıs 2012’de uzun yıllar sonra ilk kez tatil edilen işçi bayramında, can sıkıntısından gazetelere sarmış, sinema sayfalarına bakıyordum. Bir ajan filmi dikkatimi çekti. Eleştirmenler bu filme yüksek puan vermişlerdi. 9 ayrı ülkede çekilmiş, heyecanlı bir aksiyon filmiydi. CİUS AVM önünden geçerken, bu filmin afişini görünce hemen üst kata çıktım. 
  TUTKU Sinemasını Murat Çengeltaş ağabeyim çalıştırıyordu. Biraz sohbet ettikten sonra bilet alıp, salona girdim. On dakika geçti, benden başka kimseler yoktu. Işıklar söndü, bir sonraki vizyonun fragmanları gösterime girdi. Utanıp, sıkılıp, kalktım. Murat Ağabey’in yanına gittim. “Ağabey, tek benim için çalıştırma makineyi, bu filme başka seansta ya da matinede de gelirim” dedim. Murat Ağabey kabul etmedi. Aynı utanç ve sıkıntı ile bu güzelim filmi tek başıma izledim. Murat Çengeltaş, ısrarla sinemacılığı sürdürmeye çalışıyordu ama sıkıntı büyüktü, CİUS AVM’de kimse sinemaya gelmiyordu.
  Daha sonra, birkaç filmi yine aynı biçimde, üç kişi, iki kişi, dört kişi ile birlikte izledim aynı iç sıkıntısı ve utanma duygusu ile… 
  Refik Yılmaz döneminde sıkıntı başka türlü büyüdü. Tuvaletleri tıkandı, suları akmadı, çatısından su sızdırmaya başladı, havalandırmaları falan bozuldu. Refik Yılmaz dönemi önce tamiratla, sonra burayı tahliye edip, elden çıkarma çabasıyla geçti. Ama kimse ihaleye girmiyordu ya da girse de beklenen miktarı vermiyordu. 
  Mehmet Uğur Sertaslan döneminde de ihaleler denendi. Satış mümkün görünmüyordu. Bunun üzerine Mehmet Uğur Sertaslan Belediye Merkezini buraya taşıyacağını açıkladı. Beş yıl boyunca, ha taşındı, ha taşınacak, ha satıldı, ha satılacak, ha ihale oldu, ha ihale olacak söylentileri ile geçti.
  2017 yılında dükkânlar bir bir kapanıyordu. Bir ayakkabıcı, zararına satış yapmaya başlamıştı bile. Bir ayakkabı alana bir ayakkabı bedava. Üstelik ilk ayakkabı da normal fiyatının yarısınaydı. Esnafın da durumu böyleydi. 2019 a gelindiğinde bir muhtarlık binası bir de banka şubesi hariç zaten kimse kalmamıştı.
  CİUS AVM satsan satılmaz, atsan atılmaz hale gelince, kaderine terk edilmiş oldu. Birkaç kişi, en üst kata çıkıp, kendini aşağı bırakarak intihar etti. Bir gün, yine 2017 yılıydı, tam önünden geçerken, tok bir patlama sesi duydum. İç gıcıklayıcı, mide bulandırıcı, kötü bir şeyler olduğunu vurgulayan, sert bir sesti. Biri daha atmıştı kendisini. Paramparça olmuş, genç vücut az ötemde, kan gölünü içinde yüzüyordu. Gemlik’e askerlik için gelmiş bir gençti intihar eden. Polise, savcıya çok sorduk. Ama bıraktığı notu kimse açıklamadı. Ailevi meseleleri varmış deyip geçtiler. 
  Sonra, üst katlara çıkış engellendi. İntiharlarda son buldu.
  CİUS AVM denilince, beni en üzen olay ise çok sevdiğim ağabeyim Yavuz Göral’ın ölümüydü. Yavuz Ağabey iflah olmaz bir ülkücü, değerli bir milliyetçiydi. İlk gençlik yıllarımda, bana ‘9 Işık’ başta olmak üzere Kurt Karaca kitaplarını verirdi. Alparslan Türkeş hayranı bir ağabeyimdi. Ben ise kendisine Sovyet Devrimini, Fransız Devrimini, en nihayetinde de Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türk Devrimini anlatırdım. Laiklik, Devletçilik, Milliyetçilik ilkeleri çerçevesinde tartışır, fikir alışverişinde bulunurduk. Buna rağmen, sevgimiz saygımız hiç eksilmedi. Vurdu kırdı olaylarına da girerdi Yavuz Ağabey, Mudanya’da, Kumla’da, Gemlik’te epey vukuatlara karışmıştı. Çiçekçi Aydın Güleç ağabeyin de en yakın arkadaşıydı. Genelde de vukuatları bu ikisi işlerdi. Yine de, beni severlerdi.  Gazetecilik yaşamımda da çok yardımını gördüm. Mesela, 1992 yılı Eylül ayı falandı. Bana telefon açıp, saat tam 15.00’te Gemlik Lisesi önünde olmamı istedi. Birinin, birisini vuracağını söyledi. Yürüyerek gittiğimde saat 15.07’ydi. Ve bir ambulans Gemlik Lisesi önüne yanaşırken, yerde bir genç ayaklarından vurulmuş halde yatıyordu. Ambulansa bindirirlerken fotoğrafını çektim, olay yerinden habercilik açısından güzel, toplumsal açıdan kanlı bir haber olmuştu. Ha bu arada, vuranın ismi bende kalsın. Şu an Bursa siyasetinin de önemli isimlerinden birisidir kendisi…
  Yavuz Göral ağabey ile birlikte, MHP İlçe binası önünde bekliyorduk. O gün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli İlçeye geliyordu. Ben Bahçeli’yi takip etmek için yanından ayrıldım. O da CİUS AVM Balkonuna gitti. O sırada dengesini kaybedip, aşağıya düşmüş Yavuz Ağabey. Ölümüne inanamadım, inanmak istemedim. Tanıdığım en mert ülkücülerden birisi olan Yavuz Ağabey, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Gemlik’e geldiği gün yaşamını kaybetmişti. CİUS AVM’de…
  Şimdi Gemlik’te Şükrü Deviren dönemini yaşıyoruz. Deviren, 22. Ayında, hizmet vermeye çalışıyor. Onun da projesi, CİUS AVM’nin gençlik merkezi, sanat, kültür, spor merkezi olması yönünde. Bir de kütüphane yapılacak buraya. Sinema da olsa iyi olur diyeceğim de, ne gezer, Gemlikliler 7. Sanat sevmez ki… Bakalım bu tutacak mı?
  Umarım tutar…
  Tutmadı diyelim, bir ihtimal daha var.
  O da yıkmak mı dersin?!
  Beş on yıla kalmaz, tutmazsa, yıkın derim…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —